Marine Le Pen’e verilen siyasi yasak, Avrupa Parlamentosu dönemindeki danışman ödemeleriyle ilgili yargı sürecine dayanıyor. Le Pen cephesi bu kararın temyiz yoluyla bozulacağına inanıyor ve 2026’da görülecek olan duruşmanın sonucuna kadar “Plan A”ya sadık kalmakta ısrar ediyor.
Le Pen, TF1 kanalında yaptığı açıklamada Jordan Bardella hakkında şu sözleri kullanmıştı:
“Jordan Bardella hareketimiz için muazzam bir avantaj. Umarım bu avantajı gerekenden önce kullanmak zorunda kalmayız.”
Bu açıklama, Bardella’nın “yedek aday” olarak hazır beklediğini teyit ederken, aynı zamanda Le Pen’in hâlâ yarıştan çekilmediğini de gösteriyor. Parti içinde açıkça dillendirilmese de, Bardella’ya dair stratejik bir hazırlığın sürdüğü kesin.
REKLAMBardella’nın profili: Siyasal imajın dönüşümü
1995 doğumlu Jordan Bardella, genç yaşına rağmen Fransa siyasetinde ciddi bir figüre dönüşmüş durumda. 2019’da Avrupa Parlamentosu seçimlerinde RN listesinin başına getirilmesiyle dikkat çeken Bardella, 2021’de Marine Le Pen’in yerine partinin başkanlığına geçti. Ancak bu geçiş, biçimsel olmaktan öteye gitmedi; çünkü Le Pen, parti üzerindeki asıl kontrolünü bırakmadı.
Siyasal analist Pascal Perrineau, Bardella’nın konumunu şu sözlerle değerlendiriyor:
“RN içinde Bardella, yeni kuşağı temsil eden, dijital ve kültürel kodlara hâkim bir lider tipi. Ancak parti içi karar alma süreçleri hâlâ Le Pen ailesinin kontrolünde.”
Le Pen-Bardella ilişkisi: Amerika vari ikili yapı mı?
Jean-Yves Camus ve Dominique Reynié gibi Fransız siyaset bilimcilerinin ortaklaştığı bir nokta, Le Pen ile Bardella arasındaki ilişkiyi “ikili yapı” üzerinden analiz etmeleri. Camus, bu durumu Amerikan siyasetindeki başkan–başkan yardımcısı ikilisine benzetiyor.
Ancak bu ikili yapı kırılgan. Marine Le Pen’in temyiz sürecinde alacağı olumsuz bir karar, Bardella’nın parti içinde daha hızlı bir yükselişine yol açabilir. Bu durumda, 1997’de FN’de yaşanan Bruno Mégret vakası tekrar gündeme gelebilir. Mégret, Jean-Marie Le Pen’in mahkûmiyetinden sonra partide öne çıkmaya çalışmış, ancak sonunda partiden dışlanmıştı. Bardella’nın bu tarihsel örneği çok iyi bildiği ve bu nedenle aşırı temkinli davrandığı açık.
REKLAMBardella’nın politik konumlanışı: Sadakat mi strateji mi?
Bardella, medyadaki tüm açıklamalarında Marine Le Pen’e sadakatini vurguluyor. Ancak politik pozisyonlaması, onun bağımsızlaşmaya başladığını da gösteriyor. Göç, güvenlik ve Avrupa Birliği karşıtlığı gibi geleneksel RN temalarının ötesine geçerek, genç kuşağa hitap edecek sosyal medya stratejileri, ekonomik milliyetçilik ve kültürel korumacılık gibi temalara odaklanıyor.
Öte yandan, Bardella’nın dış politika konusunda hâlâ netleşmemiş duruşları dikkat çekiyor. Rusya ile ilişkiler, NATO’ya yaklaşım ve Avrupa Savunma Politikası konularında muğlak açıklamaları, onun hâlâ kendi dış politika çizgisini oluşturmakta zorlandığını gösteriyor.
Parti içi dinamikler: Sessizlikteki hazırlık
Parti içinde Bardella’ya yönelik bir “sessiz hazırlık” olduğu biliniyor. RN içinde, Le Pen’in aday olamayacağı bir senaryo için alternatif stratejiler hazırlanıyor. Bardella’nın medyada görünürlüğü, söylemlerinin keskinleşmesi ve sosyal medya kampanyalarının artması, bunun açık işaretleri.
Siyasi danışman Florian Philippot, RN içindeki bu stratejiyi şöyle özetliyor:
“Parti sessiz ama sistemli şekilde Bardella’yı 2027’ye hazırlıyor. Le Pen olmasa da Bardella partinin geleceği olacak.”
REKLAMMağduriyet söyleminin yeniden canlandırılması
Le Pen cephesinin siyasi yasağa karşı geliştirdiği en güçlü savunma, “sistemin dışladığı hareket” söylemi. Bu söylem, RN’nin yıllardır kullandığı bir mobilizasyon aracı. Paris’te düzenlenen “#SauvonsLaDémocratie” (Demokrasiyi Kurtaralım) mitingi, bu stratejinin en görünür örneği oldu.
Bardella, bu mitingler sayesinde hem partinin demokratik meşruiyetini savundu hem de liderlik potansiyelini sergiledi.
Seçim dinamikleri ve 2027 senaryoları
Fransa’da yapılan son anketlere göre, RN’nin oy oranı yüzde 30’un üzerinde seyrediyor. Bu oran, aşırı sağın tarihsel olarak en güçlü konumda olduğunu gösteriyor. Marine Le Pen’in aday olamaması durumunda, Bardella gibi genç ve popüler bir ismin adaylığı, seçmen nezdinde cazip bir seçenek olarak değerlendiriliyor.
Fransız siyaset bilimci Dominique Reynié, bu konuda şu yorumu yapıyor:
“Le Pen isminin olmaması bir risk gibi görünse de, yeni kuşak seçmen için bu bir avantaj da olabilir. Bardella, radikalliği törpüleyen, daha kapsayıcı bir imaj sunuyor.”
Bardella, sessiz plan A mı?
Marine Le Pen’in hukuki süreci belirsizliğini korurken, RN içinde Jordan Bardella’nın liderliğe geçişi sessiz ama kararlı adımlarla ilerliyor. Parti içinde açıkça dillendirilmese de, Bardella artık sadece “Plan B” değil, zamanlaması belirlenmiş bir “Plan A” gibi hazırlanıyor.
Fransa’da 2027 seçimleri, aşırı sağın kaderini belirleyecek. Ve bu kaderin mimarı, belki de Le Pen’in gölgesinden çıkmaya hazırlanan genç bir siyasetçi olacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
GÜNDEM
06 Nisan 2025SPOR
06 Nisan 2025GÜNDEM
06 Nisan 2025SPOR
06 Nisan 2025SPOR
06 Nisan 2025GÜNDEM
06 Nisan 2025GÜNDEM
06 Nisan 2025